hayatın nereye gittiği belirsizdi. öğrendiği tek şey buydu, uzun veya kısa olduğu gayet göreceli olan hayatı boyunca ve iddialı cümleleri bu yüzden sevmezdi. ama cümleleri severdi, ağızdan çıkana dek.
hayat belki kurulan hayallerden ibaretti diye düşündü hemen sonra. hayal kurmaksa çok iddialı bir eylemdi. insan kurduğu hayallerden sorumlu olabilir miydi? yaptıklarından ve yazdıklarından(ki yazmak yapmak’a götüren en birinci eylemdi onun için) sorumlu oluyorsa neden bundan da olmasındı. hayal ettiklerinin notunu düşmeliydi öyleyse. yazmalıydı. böyle yaparak yaşamış sayılır mıydı?