February 2012
1 post
-5-
eğri büğrü yollar, daracık kaldırımlar, dik yokuşlar, nereye çıktığı belirsiz bolca merdiven, merdivenlerde nereden geldiği belirsiz bolca kedi… o buraya nereden gelmişti sahi? yolu nereden düşmüştü buraya? yolları çatallanan bahçe geldi aklına, saçma geldi sonra burayı oraya benzetmek. kafasındaki ”ora”ya ulaşmaya çalışıyordu. ama gittiği yerler en az ”ora” oluyordu...
January 2012
2 posts
-4-
”gecenin sonuna yolculuk” ismini vermişti bir yazar, onun bir yıla yakın sürede okuyabildiği kitabına. bir yıl sonunda da okuyamadığını anlamıştı. okuduğu şey onun yolculuğu olmamıştı belki de, belki de yolculuğa hiç çıkamamıştı, di mi ferdinand?
bir diğer yazar ”yaşamın ucuna yolculuk” demişti kitabına. koca bir ”gitmek”ten ibaretti kitap. yazarla arasında bir...
-3-
hayatın nereye gittiği belirsizdi. öğrendiği tek şey buydu, uzun veya kısa olduğu gayet göreceli olan hayatı boyunca ve iddialı cümleleri bu yüzden sevmezdi. ama cümleleri severdi, ağızdan çıkana dek.
hayat belki kurulan hayallerden ibaretti diye düşündü hemen sonra. hayal kurmaksa çok iddialı bir eylemdi. insan kurduğu hayallerden sorumlu olabilir miydi? yaptıklarından ve yazdıklarından(ki...
December 2011
2 posts
-2-
yazmayı keşfettiği gün, öldüğü gündü aslında. bunu o zaman anlamış olabilmeyi o kadar çok isterdi ki… öldüğünü anladığı güne kadar yaşadıklarının ne anlama geldiğini düşünüyordu öldüğünü anladığı günden beri. bir anlama geliyor muydu ki hem zaten? yaşamın anlamı ölümden mi kaynaklanıyordu yoksa sadece? bunları düşünmek çok saçma geldi sonra, zaten ölmüştü. yazmayı öğrenerek, aslında intihar...
-1-
okumayı öğrendiği gün yeniden doğduğunu hissetmişti sanki. hatta, daha önceki doğma tecrübesini deneyimleyemediği için varlığının farkına ilk kez okumayı öğrendiğinde varmıştı. çok net hatırlıyordu. sadece ona öyle geliyordu tabi, varlığının herkes farkındaydı aslında. ama o bunun farkında değildi. hem zaten önemli de değildi onun için farkında olunmak. başkalarının onun ne olduğunu...